Categories
tekno haber

Disney Plus Türkiye’de kullanıma açıldı

The Walt Disney Company’nin dijital yayın platformu Disney+ (Disney Plus) bugün Türkiye’de yayın hayatına başladı. Türkiye’deki kullanıcılar, üyelik ücreti aylık 34.99 TL veya yıllık 349.90 TL olarak duyurulan platforma bugünden itibaren tüm uyumlu cihazlardan erişilebiliyor.

Türkiye’ye özel olarak hazırlanmış bir içerik seçkisi ve yayın akışı olan Disney+; 170’i orijinal olan 1000’den fazla film, 16 binin üzerinde bölümden oluşan 400’den fazla dizi, belgesel ve özel içerik arşivi ve yerli orijinal yapımları platformunda sunuyor.

STAR WARS, MANDALORIAN, OBI-WAN KENOBI…

Daha önce duyurulduğu gibi üyeler platformda, Star Wars’un Disney+ orijinal içerikleri olan “The Book of Boba Fett” ve her iki sezonuyla “The Mandalorian”ın yanı sıra heyecanla beklenen “Obi-Wan Kenobi” dizilerine erişebiliyorlar.

Lansmanla birlikte kullanıcılar, Oscar adayı “Shang-Chi ve On Halka Efsanesi”, “Eternals”, “Avengers: Endgame”, “Captain Marvel”, “Black Widow”’u içeren 60‘tan fazla Marvel filmi ve “Ms. Marvel”, “Loki”, “WandaVision” ve “Hawkeye” dahil 80’den fazla Marvel serisine erişebiliyorlar. Disney+, “She-Hulk” ve Samuel L. Jackson’ın yer aldığı “Secret Invasion”’ı sırada gelecek orijinal yapımlar arasında duyurdu.

DISNEY, MARVEL, PIXAR…

Yine yapılan duyuruya göre “Oyuncak Hikayesi” serisinin tamamı, iki Oscar ödüllü “Soul”, Oscar Ödülü adayı “Luka” ve son dönemin öne çıkan animasyonlarından “Kırmızı” ve bundan sonra yayınlanacak tüm Disney ve Pixar içerikleri de Disney+’ta olacak. Oscar ödüllü “Enkanto: Sihirli Dünya”, “Karlar Ülkesi” filmleri ve Walt Disney Animation Studios‘a ait 100’den fazla yapımının yanı sıra “Raya ve Son Ejderha” ve “Mulan (2020)” gibi Disney filmleri de platformda yerini alan içerikler arasında bulunuyor.

Ayrıca, Emma Stone’un “Cruella de Vil”i canlandırdığı Oscar ödüllü “Cruella”, Dwayne Johnson ve Emily Blunt ile “Jungle Cruise” ve Tom Hanks ile tekrar hayat bulmaya hazırlanan Disney+ orijinali Pinokyo gibi Disney’in tüm canlı aksiyon filmleri de Disney+’ta yer alıyor. “Mucize: Uğur Böceği ile Kara Kedi”, “Fineas ve Förb” ve “Zatonya” da dahil olmak üzere yüzlerce Disney Channel çizgi dizisi, orijinal filmi ve özel bölümü de yine Disney+ üyelerine sunuluyor.

4 CİHAZA KADAR EŞ ZAMANLI İZLEME

National Geographic içeriklerinin de yer aldığı platformda, popüler orijinal diziler “Pam & Tommy”, “How I Met Your Father”, “The Dropout” ve “The Kardashians”, “The Simpsons”, “The Walking Dead”, “American Horror Story” ve “Grey’s Anatomy”nin yanı sıra “Lost” ve “Desperate Housewifes” gibi kült dizilerin tüm sezonları ile “Death on the Nile”, “Free Guy” ve “The King’s Man” gibi yeni gişe filmlerine de erişilebiliyorlar.

Mobil cihazlar, web tarayıcıları, oyun konsolları, set üstü kutular ve smart TV’leri üzerinden erişilebilen Disney+ (Disney Plus) platformunda üyelere; yüksek görüntü kalitesine, 4 adede kadar eşzamanlı yayına, 10 cihaza kadar sınırsız indirme, seçili içerikleri IMAX Enhanced teknolojisi ile izleme ve 7 adede kadar farklı profil yaratma olanaklarının yanı sıra ebeveynlerin oluşturabilmeleri için ‘çocuk profili’ de sunuluyor.

HBO DA YOLDA

Disney+, dijital yayıncılıkta Netflix ve Amazon’a Türkiye’de yeni bir ABD’li rakip olarak gelirken, bir diğer ABD’li online dizi ve film izleme platformu olan HBO’nun da bu yıl içinde Türkiye’de kullanıma açılması bekleniyor.

HBO’nun dijital yayın platformu HBO Max’in de Türkiye’ye gelişiyle birlikte HBO, Netflix ve Amazon Prime Video arasında ABD’de yaşanan rekabet Türkiye’ye de taşınmış olacak.




Categories
tekno haber

Son dakika: Türksat 5B uydusu hizmete alındı

Türksat 5B uydusu hizmete alındı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türksat Genel Müdürlüğünün Gölbaşı yerleşkesinde Türksat 5B Uydusu Hizmete Alma Töreni’nde konuştu. Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

– Türkiye’nin uzay macerasında yeni bir aşama olan bu uydumuza kadar geçen süreç aslında ülkemizde eser ve hizmet siyasetinin hangi engeller aşılarak yürütüldüğünün hikayesidir. Hatırlarsanız Türksat 3A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri bizlere istihza ile yaklaşmıştı. Birilerinin o dönemde kendi aklınca dalga geçtiği 3A, aradan geçen 14 yılın ardından hâlâ aktif şekilde çalışıyor, hizmet veriyor.

– Ardından uzay vatana yeni uydular da gönderdik. Türksat 4A 2014’te, Türksat 4B ise 2015 yılında uzaydaki yerini aldı. Şimdi bu uydularımızın yanına yenilerini ekliyoruz. Geçtiğimiz yıl Türksat 5A ve Türksat 5B’yi fırlatarak aynı sene içinde uzaya 2 uydu gönderebilen ender ülkeler arasına girdik. Bugün hizmete alacağımız Türksat 5B’nin uzay yolculuğu 19 Aralık 2021’de başladı. İnşallah önümüzdeki yıl bu vakitlerde 6A’yı da hizmete alacağız.

– Uluslararası alanda Turkey olarak kullanılan ismini Türkiye’ye çevirerek bu doğrultuda sembolik öneme haiz adımı attık. Artık Turkey yok Türkiye var. Maziden atiye kurduğumuz köprü sayesinde medeniyetimizin tarihimizden aldığımız güçle yüzümüzü geleceğe dönüyoruz.

– Türksat 5B uydumuz TV ve genişbant uydu kapasitemizi Afrika’dan Ortadoğu’ya Asya’ya kadar kesintisiz hale getirecektir. Kırsal ve dağlık yerlerde iletişim sürmesi için bu uydumuz afet ve acil durum hizmetlerine destek sağlayacaktır. Yetersiz internet altyapısı nedeniyle uzaktan eğitim programlarına katılmakta zorluk çekilmişti. Bu sorun da ortadan kalkacaktır. 30 yıl boyunca hizmet verecek Türksat 5B uydumuz ülkemiz frekans ve bölge haklarının da korunmasını temin edecektir.

– Mutlaka çözmemiz gereken bir diğer konu da fiber internet altyapısını yaygınlaştırmamızdır. Bu konuda yavaş gittiğimizin farkındayız. Türk Telekom’daki sorunun çözümüyle bu alanda çalışan diğer firmaları da teşvik ederek fiber internet altyapısının geliştirilmesini sağlayacağız. Kırsala fiber götürecek ortak yapının kurulmasını da destekleyeceğiz. Fiber altyapının hızla yaygınlaştırılmasının önündeki engelleri de hızla kaldıracağız. Ülkemizi 5G’ye hazır hale getirmiş olacağız.




Categories
tekno haber

Heaventures 2024’e kadar 30 girişime yatırım yapacak

2024’e kadar 30 girişime yatırım yapacak

Teknoloji, girişim ve hukuk alanlarında uluslararası deneyimi bulunan 4 Türk’ün 2021 yılında kurduğu yatırım sermayesi girişimi Heaventures, 2024 yılı için yol haritasını açıkladı. Kurucu ekibinde Nurettin Şendoğan, Utkan Şanda, Dr. Aylin Şahin ve Erdem Yurdanur’un bulunduğu Heaventures, yerelden globale taşıma hedefi çerçevesinde 2024 yılında yatırım yaptığı girişim sayısını 30’a, portföy değerini ise 420 milyon doların üzerine taşmayı planlıyor.

Geçen yıl otonom müşteri deneyimi platformu Exairon ve bulut bilişim tabanlı No-Code uygulama yönetimi platformu Workiom’a olmak üzere 2 girişime yatırım yapan Heaventures, 2022 yılında bu sayıyı 8’e çıkarmayı hedefliyor.

Heaventures’un kurucu ekibinde yer alan Nurettin Şendoğan, “Bizler işin mutfağından geldiğimiz için, erken aşama girişimlerin ne gibi sorunlarla karşılaşacaklarını iyi biliyoruz. Onların da mutfağında yer alarak karşılacakları riskleri azaltıyoruz. Kendimizi, bir yatırım fonundan ziyade, faydalı işler yapacaklarına inandıkları erken aşama girişimleri, kendi alanlarında dünyanın en iyi şirketleri haline getirmeye çalışan; kendi de bu şekilde büyüyen bir girişim olarak konumlandırıyoruz” dedi.

“KAYIPLAR GÖZ ARDI EDİLİYOR”

Yatırımcı ekosisteminde gördükleri eksikliklerden yola çıkarak kurulduklarını aktaran Şendoğan, bu eksiklikleri şöyle açıkladı:

“Yatırım ve fon yönetimi tarafının odağı, yatırımcılarından topladığı finansal katkıyı olabildiğince kısa zamanda yüksek katsayı ile geri döndürmek oluyor. Teknoloji girişimlerin getirisinin globalde çok hızlı artması bu konudaki girişimlerin sayısının da gün geçtikçe hızla artmasına yol açıyor. Yatırımın geri dönüş oranının bu kadar yüksek olması da yatırımcıların sayıca daha fazla girişimde hisse sahibi olmak istemelerine sebep oluyor. Bu yüzden, yatırım yapılan çok sayıda girişimden sadece bir iki tanesi başarıya ulaşsa bile diğer girişimlerdeki kayıplar maalesef göz ardı ediliyor. Dolayısıyla girişimlere yatırım öncesinde değerlendirme ve ölçekleme, yatırım sonrası ise liderlik, uzmanlık, denetleme ve yol göstericilik anlamında sarf edilmesi gereken efor ve zaman yeterince sağlanamıyor.”

“YERELDEN GLOBALE TAŞIMAK İSTİYORUZ”

Heaventures’un kurucuları arasında bulunan bir diğer isim olan Utkan Şanda ise gelecekteki hedefleri hakkında şunları söyledi:

“Öncelikli hedefimiz yeni bir girişim sermayesi modeli yaratmak. Klasik girişim sermayesi yatırımlarında gördüğümüz sorunları ortadan kaldıran kâr maksimizasyonu değil, değer maksimizasyonu hedefleyen bir girişim sermayesi modeli bu. Gelecekte bu modeli başkaları da örnek alsın istiyoruz. İkinci hedefimiz ise ortağı olduğumuz girişimleri yerelden globale taşımak ve bu şekilde dünya markalarının oluşumuna katkıda bulunmak.”

400 METREKARELİK KULUÇKA MERKEZİ

Heaventures, İstanbul Kemerburgaz’da Bahçeşehir Üniversitesi tarafından hayata geçirilen Future Campus yerleşkesinde yer alacak teknokent çatısı altında kendi kuluçka merkezinin de hayata geçiriyor.

Kurucu ekibin verdiği bilgiye göre 400 metrekare alana sahip olan Heaventures kuluçka merkezi Heavencube, Eylül 2022’de açılacak.




Categories
tekno haber

Teknolojide çocuklara bu hataları yapmayın

“Teknolojik Anneler” ile dijital çağda anne olmaya ve çocuklara teknoloji bilinçli kullanmayı öğretmeye odaklanan Derya Divrikli ve İpek Süer, çocuklarının teknoloji kullanımı ile ilgili sorun yaşayan ebeveynler için tavsiyelerini paylaştı: “Sizin kafanız telefondan bilgisayardan kalkmıyorsa; çocuğumuza, ‘Git odana kitabını oku’ diyemeyiz... Hiçbir çocuk anne baba ile eğlenmenin alternatifi olarak tableti tercih etmez”
“Teknolojik Anneler” ile dijital çağda anne olmaya ve çocuklara teknoloji bilinçli kullanmayı öğretmeye odaklanan Derya Divrikli ve İpek Süer, çocuklarının teknoloji kullanımı ile ilgili sorun yaşayan ebeveynler için tavsiyelerini paylaştı: “Sizin kafanız telefondan bilgisayardan kalkmıyorsa; çocuğumuza, ‘Git odana kitabını oku’ diyemeyiz… Hiçbir çocuk anne baba ile eğlenmenin alternatifi olarak tableti tercih etmez”

Categories
tekno haber

Günde 100 e-posta alan yılda 18 saat ‘spam’ temizliyor!

Günde 30-60 civarı harici e-posta alan çalışanların, her yıl 11 saatlerini spam iletileri inceleyerek ve tespit ederek boşa harcadığı belirlendi. Siber güvenlik kuruluşu Kaspersky’nin kurumsal posta kutularının spam bombardımanına maruz kalma miktarına ve bunun çalışanların üretkenliğini nasıl etkileyebileceğine ilişkin yaptığı analize göre günde 60-100 arası e-posta alan çalışanlar için ise bu süre yılda iki iş gününden fazla olan 18 saate çıkıyor.

Tahminlere göre her gün gönderilen tüm e-postaların yüzde 45-85’ini spam e-postalar oluşturuyor. Ancak bu e-postaların içerebileceği cazip teklifler, kötü niyetli bağlantılar ve eklerin yanı sıra, istenmeyen posta akışı, yüklenmiş bir istenmeyen posta önleme çözümü olmadığı durumlarda kullanıcıların posta kutularını tıkayarak can sıkıcı ve bunaltıcı hale dönüşebiliyor.

Çalışan başına alınan spam miktarını analiz eden araştırmacılar, ofis çalışanlarının bu mesajları okumak veya sadece göz atmak için harcayabileceği zamanı yaklaşık olarak hesapladı.

SİZ HANGİ GRUPTASINIZ?

Buna göre çalışanlar, kurum dışından günlük olarak aldıkları e-posta sayısına göre üç gruba ayrılıyor. Hesaplamalara göre günde 30’a kadar e-posta gönderilenler, haftada yaklaşık 30 istenmeyen e-posta alıyor ve bunları ayıklarken her yıl toplamda yaklaşık beş saatleri boşa gidiyor.

Her gün 30-60 e-posta alan çalışanlar, aynı şeyi yapmak için yılda 11 saatlerini harcıyor, bu da bir iş gününden fazla zamana karşılık geliyor. Günde 100’e kadar e-posta alan kişiler ise yılda iki iş gününden fazla olmak üzere 18 saatlerini bu işe harcayabiliyor. Günde 100’den fazla gelen mesajı olan posta kutularında istenmeyen e-postaları ayıklamak için gereken saat sayısı yılda 80’e eşit.

Kaspersky E-posta Tehditlerinden Korunma Grup Müdürü Andrey Kovtun, şunları söylüyor: “Bütün bir yıl boyunca beş saat bir çalışan için kritik görünmeyebilir. Ancak yüzlerce çalışanı olan bir kuruluşa ölçeklendiğinde bu oldukça büyük bir iş kaybına dönüşebilir. Bu sayı çalışanların dışarıdaki kişilerle daha aktif iletişim kurduğu hizmetler sağlamaya odaklanan işletmelerde daha fazla öne çıkabilir. E-posta büyük bir dikkat dağıtıcı olduğundan, çalışanlar spam mesajı okuyup sildikten sonra işe geri dönmek için zaman kaybedebilir.”

NELER YAPILABİLİR?

Kaspersky çalışanların üretkenliğini yüksek tutmak, spam ve e-posta tehditlerinin olumsuz sonuçlarından kaçınmak için kuruluşlara aşağıdaki adımları öneriyor:

– Ayrı olarak özel bir spam koruma programı kullanılmıyorsa e-posta hizmetinin istenmeyen e-posta önleme işlevi açılmalıdır. Bu özellik spam akışını azaltır.

– Çalışanlar gönderenin adresi, yürütülebilir(.exe) dosyalar, eklerdeki makrolar ve harekete geçirici mesajlar gibi işaretlere bakarak istenmeyen postaları, özellikle kimlik avı e-postalarını tanımaları konusunda eğitilmelidir. Bu, saldırı olasılığını azaltır ve çalışanların istenmeyen mesajlardan daha hızlı kurtulmasına yardımcı olur.

– Sağlam bir kimlik avı önleme, istenmeyen e-posta engelleme ve kötü amaçlı yazılım algılama teknolojilerine sahip özel koruma çözümleri uygulanmalıdır.




Categories
tekno haber

Teknoloji zincirlerine rekabet soruşturması – Teknoloji Haberleri

Teknoloji zincirlerine soruşturma!

Rekabet Kurumu, Media Markt, Teknosa, Vatan Bilgisayar ile Sunny Elektronik hakkında soruşturma açılmasına karar verdi.

Kurumun internet sitesinde yer alan duyuruda, Vatan Bilgisayar Sanayi ve Ticaret A.Ş., Teknosa İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi ve Media Markt Turkey Ticaret Limited Şirketi’nin rekabete hassas veriler hakkında bilgi değişiminde bulunmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği ve ayrıca, Sunny Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin yeniden satıcılarına internet satış yasağı getirmek ve/veya yeniden satış fiyatı tespitinde bulunmak ve ayrıca Vatan Bilgisayar Sanayi ve Ticaret A.Ş., Teknosa İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi ve Media Markt Turkey Ticaret Limited Şirketi arasındaki dolaylı bilgi değişimine aracılık etmek suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği iddialarına yönelik yürütülen ön araştırmalar Rekabet Kurulunca karara bağlandı.

BULGULAR CİDDİ VE YETERLİ BULUNDU

Ön araştırmalarda elde edilen bilgi ve belge ile yapılan tespitleri 18.05.2022 tarihli toplantısında müzakere eden Rekabet Kurulu, bulguları ciddi ve yeterli bularak; 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediklerinin tespitine yönelik olarak; Media Markt Turkey Ticaret Limited Şirketi, Teknosa İç ve Dış Tic. A.Ş., Vatan Bilgisayar San. ve Tic. İle Sunny Elektronik San. ve Tic. A.Ş. hakkında soruşturma açılmasına karar verdi.

KANUNUN 4. MADDESİ NE DİYOR?

Media Markt, Teknosa, Vatan Bilgisayar ile Sunny Elektronik hakkında soruşturma açılmasına neden 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesi şu şekilde:

“Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.”




Categories
tekno haber

Türk öğrenciler NASA’nın desteklediği yarışmada birinci oldular

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, model uydu yarışmasında dünya birincisi olan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Grizu-263 Uzay Takımı’nı ve dereceye giren tüm üniversite takımlarını kutladı.

Özvar, paylaşımına yarışmada dereceye giren diğer üniversite takımlarının yer aldığı tabloyu da ekledi.

Sunumların çevrim içi yapıldığı yarışmanın sonucuna göre Grizu-263 Uzay Takımı, 99,46 puan alarak dünya birinciliğini kazandı.

Aynı sıralamada Çankaya Üniversitesi 2’nci, Karadeniz Teknik Üniversitesi 3’üncü, Başkent Üniversitesi 4’üncü, Hacettepe Üniversitesi 5’inci, Yıldız Teknik Üniversitesi 12’nci, Erzurum Teknik Üniversitesi 14’üncü oldu.

Dünya birincisi olan Grizu-263 Uzay Takımı’nca üretilen Türkiye’nin ilk cep uydusu Grizu-263A, 13 Ocak’ta yörüngeye çıkmış ve ilk günden başlayarak güçlü sinyaller vermişti. Grizu-263A, uzay yolculuğuna devam ediyor.

*Haberin görselleri DHA tarafından servis edilmiştir.




Categories
tekno haber

İstanbulluların yüzde 77’si ‘taksi’den memnun değil!

Yüzde 77 ‘taksi’den memnun değil!

Araştırma firması KONDA, Türkiye ve İstanbul’daki taksilere yönelik bir araştırma gerçekleştirdi. 2 bin 260 kişiyle görüşülerek yapılan çalışmaya göre, İstanbulluların yüzde 38’i (yaklaşık 5 milyon kişi) taksi kullanıyor. Araştırmaya göre İstanbulluların yüzde 77’si aldıkları taksi hizmetinden memnun olmadığını belirtti.

Taksi kullanmamayı tercih edenler arasında ise “pahalılık” ana sebep olarak öne çıkıyor. İstanbulluların yüzde 45’i taksi ücretlerini pahalı bulurken, yüzde 19’u fiyatların belirsiz olduğunu ifade ediyor. Yüzde 16’si ise güvenlik endişeleri sebebiyle taksi kullanmamayı tercih ettiklerini belirtiyor.

“DAHA FAZLA TAKSİYE İHTİYAÇ VAR”

İstanbul’da her 5 kişiden 4’ü taksi hizmetinin iyileştirilmesi için daha fazla taksiye ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Her 10 kişiden 9’u ise hükümetin taksi hizmetleri için yeni düzenlemeler yapması gerektiğini düşünüyor.

İstanbullular, elektronik taksi çağırma uygulamalarının mevcut taksi hizmet kalitesini iyileştirebileceğine inanıyor. Her 5 kişiden 4’ü tüm taksilerin elektronik taksi çağırma platformlarına bağlanmasını istiyor.

Elektronik taksi çağırma uygulamalarını kullanma sebepleri sorulduğunda ise, İstanbulluların yüzde 68’i hangi rotadan gidileceğini uygulamadan görebildikleri için, yüzde 52’si ödenecek tahmini ücreti önceden bilebildikleri için ve yüzde 46’sı kredi kartı ile otomatik ödeme yapabildikleri için taksi elektronik uygulamalarını kullandıklarını belirtiyorlar. İstanbul’daki elektronik taksi çağırma uygulamalarını kullananların yüzde 41’i, taksi şoförleri ile ilgili değerlendirme yapabilmeyi ve yine yüzde 41’i şikayetlerini uygulamaya iletebiliyor olmayı taksi uygulamalarının ana faydalarından görüyor.

Araştırma sonuçlarını yorumlayan KONDA Araştırma ve Danışmanlık Yönetim Kurulu Üyesi Bekir Ağırdır, şunları söyledi:

“Türkiye hızlı bir biçimde metropolleşiyor. Metropolleşmenin getirdiği mekan değişikliği kadar aynı zamanda teknolojik sıçrama da gündelik pratikleri değiştiriyor. Metropollerin en önemli sorunu da ulaşım. Mekansal değişimin hızına ulaşım çözüm ve yatırımları yetmiyor. Taksi kullananların oranı Türkiye’de yüzde 24, İstanbul’da yüzde 38’e ulaşmış, bu da demek oluyor ki İstanbul’da yaklaşık 5 milyon kişi ulaşım için taksi kullanıyor. Yapılabilecek en iyi çözüm ulaşım sorununun çözümünü yalnızca kamu ve yerel otoritelerin yetkilerine bırakmadan, teknolojik sıçramanın getirdiği yeni iş ve hizmet modellerinin de girişimcilik ve yenilikçiliğin de açacağı fırsat alanlarına odaklanmak olabilir.”

“UYGULAMA ÜZERİNDEN 9.2 MİLYON KEZ TAKSİ ÇAĞRILDI”

Türkiye’de sarı, turkuaz ve siyah taksi hizmetleriyle faaliyet gösteren Uber’in Türkiye Genel Müdürü Neyran Bahadırlı ise araştırma sonuçlarını şu şekilde değerlendirdi:

“Sonuçlara göre, taksi hizmetlerindeki memnuniyetsizlik sebepleri, elektronik taksi çağırma uygulamaları ile çözülebilir. Örneğin, yolcu uygulama üzerinden tahmini taksi ücretini görebiliyor, yolculuk rotasını uygulamadan takip edip anlık olarak istediği kişiyle paylaşabiliyor, herhangi bir şikayeti olursa 7/24 destek ekibine ulaşabiliyor ve hem yolcu hem de taksi sürücüsü birbirini karşılıklı puanlayabiliyor.”

Uber’in 2025 yılına kadar dünyadaki bütün taksileri uygulamaya dahil etme hedefinin olduğunu belirten Bahadırlı, “Uber uygulamasının Türkiye’de toplam indirilme sayısı 5.3 milyona ulaştı. Platformu 2021 yılı boyunca çoğunluğu İstanbul olmak üzere, Türkiye’de 25 bin taksi sürücüsü kullandı ve Uber kullanıcıları uygulamayı 9.2 milyon kez taksi çağırmak için açtı. 2022’de ise kullanımın daha da hızla artmakta olduğunu görüyoruz” dedi.




Categories
tekno haber

Musk’ın Twitter hedefi 1 milyar üye

Elon Musk, New Yor Times’ın tanıklık ettiği çevrim içi toplantıda, Twitter çalışanları ile ilk kez toplantı yaparak kendine yöneltilen soruları cevaplarken, “Twitter’ın gerçekliğin doğasını daha iyi anladığımız, uzun ömürlü bir medeniyete katkıda bulunmasını istiyorum.” dedi.

ABD’li iş insanı Musk, Twitter’ın Baş Pazarlama Sorumlusu Leslie Berland tarafından yönetilen sohbette, sosyal medya platformunun üye sayısını, mevcut sayısının yaklaşık 4 katı olan 1 milyarın üzerine çıkarmak istediğine değindi.

Şirketin 8 bin civarındaki çalışanına açık olan görüşmede, “Twitter’in sahibi olacakmış gibi davranan” Musk, ifade özgürlüğü, işten çıkarma koşulları ve şirketle ilgili planları hakkındaki soruları yanıtladı.

Dünyanın en zengin iş insanları arasında bulunan Musk, sosyal medya platformuyla daha önce vardığı ön anlaşmayı tamamlayıp tamamlamayacağı konusuna değinmezken, Twitter’a hizmet için büyük planları olduğundan bahsetti.

Twitter’da 98 milyondan fazla takipçisi olan Musk, uzun zamandır şirketin potansiyelinin yeterince kullanılmadığına inandığını söyledi.

TWITTER’IN MUSK’A SATILMA SÜRECİ

İş insanı Elon Musk, 13 Mayıs’ta sosyal medya şirketi Twitter’ı yaklaşık 44 milyar dolara satın alma anlaşmasının “spam ve sahte hesapların toplam kullanıcıların yüzde 5’inden azını oluşturduğu hesaplamasına dair beklenen detaylar nedeniyle” geçici olarak askıya alındığını duyurmuştu.

Daha önce Twitter’da yüzde 9,2’lik hisse satın alan Musk, 14 Nisan’da SEC’e yaptığı bildirimde, Twitter’ın tamamı için hisse başına 54,2 dolarlık teklifte bulunmuştu.

Twitter’dan 25 Nisan’da yapılan açıklamada, şirketin hisse başına 54,2 dolara Musk’a satılmasına yönelik anlaşmanın sağlandığı bildirilmişti.

Musk, Twitter’ı satın almaktan vazgeçmesi durumunda, daha önce varılan anlaşma gereği 1 milyar dolar ödemek zorunda kalacak.




Categories
tekno haber

‘Güvenilir yapay zeka damgası’ geliyor

Ulusal Yapay Zeka Stratejisi çalışmalarında gelinen son noktaya ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, son yıllarda dijitalleşmenin başta ekonomik faaliyetler olmak üzere tüm alanlara derin şekilde nüfuz ederek bu alanları şekillendirdiğini söyledi.

Oktay, dijital verilerin oluşturulması ve üretkenliği artıracak şekilde işlenmesinin ülkelerin ekonomik büyüme politikalarının ana odaklarından biri haline gelmeye başladığını belirterek, “Dijital veriyi işlemek ve ondan anlam çıkararak değer üretmek adına yapay zeka teknolojilerinden daha fazla faydalanabilmek için birçok ülkenin ulusal ölçekte politikalar geliştirip uygulamaya aldığını ve bu alanda küresel bir yarışın da yaşanmakta olduğunu görüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Yapay zeka teknolojilerinin önümüzdeki dönemde küresel düzenin kurallarının yeniden belirlenmesi açısından önemli bir faktör olacağının altını çizen Oktay, bu teknolojilerin imalat, savunma, sağlık, tarım, eğitim, finans gibi pek çok sektördeki üretkenliği ve veriye dayalı yenilikçiliği giderek arttıracağını ifade etti.

Yapay zeka teknolojilerinin göstermekte olduğu hızlı gelişimin güven konusunda bir takım kaygıları da beraberinde getirdiğine dikkati çeken Oktay, bu teknolojilerin bilim kurgu konseptinden çıkıp gerçek dünyaya entegre olduğunu, başta insan hayatı, iş dünyası ve sağlık üzerinde etki oluşturacak bir konuma geldiğini vurguladı.

Fuat Oktay, sağlık sistemlerinden, e-ticarete birçok alanda yapay zeka ve ilişkili teknolojiler ile karşılaşıldığını kaydederek, “Modern yaşamın neredeyse her noktasında karşımıza çıkan algoritmaların yanlış davranma riskleri güven ihtiyacını doğurmaktadır. Bu ihtiyaç üzerine ortaya çıkan ‘güvenilir yapay zeka’ kavramı, riskin doğru yönetilmesine büyük oranda katkı sağlayacaktır.” diye konuştu.

RİSKLER VERİ KAYNAKLI

Yapay zeka teknolojilerinin geliştirilmesinde güven temelli risklerin çoğunun veri kaynaklı olduğunu aktaran Oktay, şöyle devam etti:

“Yapay zeka teknolojilerinde güven konusunda sistemlerin tarafsız, etik, açıklanabilir, denetlenebilir ve emniyetli olması bir çerçeve oluşturmaktadır. Gelinen noktada, birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de güvenilir yapay zeka en önemli konulardan biri haline gelmiştir. Stratejimiz güvenilir yapay zeka geliştirilmesine ilişkin adımları çok yönlü bir şekilde ele almaktadır. Bu bağlamda Ulusal Yapay Zeka Stratejimizde bir yandan güvenilir yapay zeka geliştirilmesiyle ilgili etik ve hukuki çerçevenin oluşturulmasına yönelik tedbirler oluşturulurken, diğer taraftan da güvenilir yapay zekanın denetimine ilişkin ulusal bir çerçevenin hazırlanması için tedbirlere yer verilmiştir.

Süreçteki ilk hedefimiz ülkemizin yapay zeka risk haritasını oluşturarak, yapay zeka risk yönetimine ilişkin tavsiyelerin hazırlanması olacaktır. Oluşturulan tavsiye gerek geliştiriciler gerekse son kullanıcılar tarafında bir farkındalık sağlarken, güvenilir yapay zeka denetimi mekanizmasının kontrol listesine de altlık oluşturacaktır. Bu çerçevede, hayata geçirmeyi planladığımız ‘Güvenilir Yapay Zeka Damgası’ ile yapay zeka işaretlemesine dönük ciddi bir adım atıyoruz. Güvenilir Yapay Zeka Damgası ile yapay zeka teknolojilerinin asgari güven standartlarına uymasını hedeflemekteyiz. Güvenilir Yapay Zeka Damgası ile yapay zeka teknolojilerine asgari güven standartları oluşturularak, kamu kurumları veri temelli organizasyonlara dönüştüreceğiz.”

Oktay, Ulusal Yapay Zeka Stratejisinin önceliklerinden birinin de “kaliteli veriye ve teknik altyapıya erişim” imkanlarını genişletmek olduğunun altını çizerek, bu öncelik kapsamında yapay zeka ve ileri analitik araştırmalarında verilerin güvenli bir şekilde paylaşımını sağlayacak mekanizmaların oluşturulacağını dile getirdi.

Oktay, bugüne kadar “Dijital Türkiye” çalışmalarında atılan adımlar ve uygulamaya alınan dijital kamu hizmetleri ile gelinen noktada kamunun büyük verisinin oluşturulduğunu ifade ederek, artık “veriden değer üretme” konusunda da adımların hızla atılmaya başlandığını ifade etti.

KAMU VERİ ALANI

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi uhdesinde hazırlıkların başladığını belirten Oktay, “Kamu Veri Alanı” projesinin tam da bu amaca hizmet edecek projelerden biri olduğunu söyledi.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yapay zeka ve ileri analitik çalışmaları geliştirerek sürdürebilmek için kaliteli veriye ve teknik altyapıya erişimin önemli bir ihtiyaç olduğunu ifade eden Oktay, şunları kaydetti:

“Dijital dünya düzeninde kamu kurumları da hizmet sunumları ve ürün geliştirme safhalarında veri odaklı bir yaklaşım benimsemek durumundadır. Örneğin, AB’nin de hayata geçirmek üzere benimsemiş olduğu ‘veri uzayları’ konseptinden yola çıkarak kamu kurumlarının sahip olduğu verilerden daha yüksek değer üretmesinin, verimliliğin ve üretkenliğinin artırılmasının yolu açılacaktır. ‘Kamu Veri Alanı’ projesi ile veri paylaşımına ilişkin zorlukların önüne geçerek kamu kurumlarımızı ‘veri temelli organizasyona’ dönüştürüyoruz. Bu dönüşümü kolaylaştırmak için hazırlanacak geçiş planı doğrultusunda ihtiyaç duyulacak rehberlik ve eğitim gibi çalışmalarla veri yönetişimine ilişkin müşterek uzmanlığın geliştirilmesini sağlıyoruz. Stratejimiz doğrultusunda 2025 yılına kadar 50 kamu kurumumuzun Kamu Veri Alanı Projesine dahil olması için çalışıyoruz.”