Categories
tekno haber

Evrenin en net fotoğrafı onunla çekildi!

25 Aralık 2021 yılında uzaya fırlatılışı büyük ilgiyle takip edilen NASA tarafından geliştirilmiş James Webb Uzay Teleskobu evrenin en net ve renkli fotoğrafını çekti. Dünyaya milyarlarca ışık yılı uzaklıktaki galaksileri de içeren fotoğrafın yayınlanmasının ardından James Webb Uzay Teleskobu hakkında araştırmalar hız kazandı. İşte evrenin en net fotoğrafını çeken James Webb Uzay Teleskobu hakkında merak edilen bilgiler...25 Aralık 2021 yılında uzaya fırlatılışı büyük ilgiyle takip edilen NASA tarafından geliştirilmiş James Webb Uzay Teleskobu evrenin en net ve renkli fotoğrafını çekti. Dünyaya milyarlarca ışık yılı uzaklıktaki galaksileri de içeren fotoğrafın yayınlanmasının ardından James Webb Uzay Teleskobu hakkında araştırmalar hız kazandı. İşte evrenin en net fotoğrafını çeken James Webb Uzay Teleskobu hakkında merak edilen bilgiler…

Categories
tekno haber

Huawei FreeBuds Pro 2 Türkiye’de satışa çıktı

Huawei’nin TWS kulakiçi kablosuz kulaklıklardaki yeni amiral gemisi Huawei FreeBuds Pro 2, Türkiye’de satışa sunuldu. İki sürücüyü koordine ederek çalışan “Ultra-hearing True Sound Dual Driver” ses sistemine sahip Huawei FreeBuds Pro 2, orta ve düşük frekanslar için dörtlü mıknatıslı dinamik sürücü kullanıyor.

18 Hz – 48 KHz frekans aralığını sunan FreeBuds Pro 2, ‘Triple Adaptive EQ’ teknolojisi ile kişiselleştirilmiş ses için kulak kanalı yapısına, kullanım duruşuna ve ses düzeyine göre sesi otomatik olarak ayarlayabiliyor.

HWA ve Hi-Res Audio Kablosuz Sertifikasyonu olan kulaklıkta 32 bit/96 kHz’de 990 kbps’ye kadar destek sunan LDAC ve L2HC kodek 960 kbps’ye kadar yüksek çözünürlüklü ses taşıma kodeklerini barındırıyor.

FRANSIZ DEVIALET İLE BİRLİKTE TASARLANDI

Huawei’nin Fransız ses teknolojisi şirketi Devialet ile birlikte tasarladığı FreeBuds Pro 2’deki ‘Üçlü Mikrofon ANC (Aktif Gürültü Engelleme) Sistemi’, önceki modele kıyasla yüzde 15 oranında ANC derinliğini artırıyor. Cihazda bulunan harici ses alanı ortamını tanımlayarak, gürültüyü önleyen ‘Akıllı Dinamik ANC 2.0’ ise uçak gürültü engelleme eğrisi ile uçak motoru seslerini de ortadan kaldırıyor.

Rüzgar seslerini azaltan yeni bir tasarımla gelen FreeBuds Pro 2’de Android, iOS ve Windows sistemleriyle uyumlu olan ve akıllı telefon, tablet, PC ve akıllı saatleri destekleyen çift bağlantı özelliği bulunuyor.

30 SAATE KADAR DİNLEME

ANC açıkken, kutuyla birlikte 4 saate kadar çalma süresi ve toplam 18 saate kadar sessiz bir deneyim sunan Huawei’nin yeni kulaklığı, ANC kapalıyken 6.5 saat dinleme ve kutuyla birlikte toplam 30 saat dinleme süresine sahip.

Telefon veya tabletle kulaklık kılıfında ters şarjı da destekleyen Huawei FreeBuds Pro 2 gümüş mavi, gümüş orman ve beyaz seramik renk seçenekleriyle 3499 TL fiyatla Huawei Online Mağaza üzerinden satışa sunuldu.




Categories
tekno haber

Twitter’dan Elon Musk’a ‘fesih’ yanıtı

Twitter’dan Elon Musk’a ‘fesih’ yanıtı

Sosyal medya şirketi Twitter, Tesla ve SpaceX’in Üst Yöneticisi Elon Musk’ın yaklaşık 44 milyar dolarlık satın alma anlaşmasını feshetme kararının “geçersiz ve haksız” olduğunu bildirdi.

Twitter’ın avukatı William Savitt tarafından Musk’ın avukatı Mike Ringler’e gönderilen 10 Temmuz tarihli konuya ilişkin mektup, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonuna (SEC) yapılan bildirim sonucu kamuoyuyla paylaşıldı.

AA’nın haberine göre; söz konusu mektupta, Musk’ın anlaşmayı feshinin “geçersiz ve haksız” olduğu, anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerin reddedildiği anlamına geldiği belirtildi.

“TWİTTER ANLAŞMALARIN HİÇBİRİNİ İHLAL ETMEDİ”

Twitter’ın anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerinin hiçbirini ihlal etmediği vurgulanan mektupta, anlaşmanın yürürlükte olduğu aktarıldı.

Öte yandan, Musk’ın 44 milyar dolarlık satın alma anlaşmasını feshetme kararı sonrası Twitter’ın hisseleri haftanın ilk işlem gününde sert düşüş gösterdi. New York borsasında TWTR koduyla işlem gören şirketin hisselerinde yaşanan kayıp yüzde 11’i aştı.

Elon Musk’ın sosyal medya şirketi Twitter’ı satın alma anlaşmasını birden çok hükmünün ihlalini gerekçe göstererek feshettiği cuma günü bildirilmişti.

Elon Musk

Elon Musk

Musk’ın avukatları, SEC’e yapılan bildirimde, Twitter’ın, şirketin iş performansı için önemli olan platformdaki sahte veya spam hesaplarla ilgili birden fazla bilgi talebine yanıt vermediğini veya yanıtlamayı reddettiğini belirtmişti.

Bildirimde, Twitter’ın anlaşmanın birçok hükmünü esaslı şekilde ihlal ettiği, yanlış ve yanıltıcı beyanlarda bulunduğunun görüldüğü kaydedilmişti.




Categories
tekno haber

Elon Musk – Twitter: İşte rakamlarla kazanan ve kaybeden…

Twitter’ı feshetti ama 20 milyonu peşine taktı!

Teknoloji gündeminde ‘Twitter’ı aldı alacak’ diye geçen son 3 aylık sürecin ardından, ABD’li milyarder Elon Musk’ın 44 milyar dolarlık teklifini feshettiğini duyurmasının yankıları sürüyor. Tesla’nın CEO’su Elon Musk, sosyal medya platformundaki sahte hesaplar hakkında bilgi vermediğini söyleyerek Twitter için 44 milyar dolarlık anlaşmasını sonlandırdığını açıklamasının hemen ardından Twitter, Musk’ın bu kararına yönelik olarak yasal yollara başvuracağını açıkladı.

Hatırlanacağı gibi Elon Musk, bu yılın Nisan ayı başında yüzde 9.2’lik hissesini satın almasının ardından, aynı ay Twitter’ın tamamı için 44 milyar dolarlık bir teklif yapmıştı. Yaşanan son gelişmeyle bu teklif geçerliliğini yitirmiş oldu.

KİM KAZANDI? KİM KAYBETTİ?

Peki nisan ayından bu yana geçen 3 aylık dönemde Musk ve Twitter cephesinden değerlendirildiğinde kim kazandı? Kim kaybetti? İşte 3 aylık Musk-Twitter maratonunun rakamlara yansıyan bilançosu…

Öncelikle Twitter cephesinden bakıldığında, bu tartışmalardan yaklaşık bir yıl önce Şubat 2021’de Twitter’ın piyasa değeri 60 milyar dolar aşarak, tarihinin en yüksek noktasına ulaşmıştı.

Twitter hisse fiyatının yılbaşından bu yana değişimi

Habertürk’ten Necdet Çalışkan’ın haberine göre Mart 2022’de 26 milyar dolar olan bu değer, Elon Musk’ın teklifinin damga vurduğu Nisan ayının sonunda 40 milyar dolara kadar çıktı.

8 Temmuz 2022’de 28 milyar dolara kadar inen bu değer, aynı gün piyasa kapanışından sonra gelen Musk’ın fesih kararının ardından yüzde 5 daha eriyerek, 26 milyar dolara kadar inmiş görünüyor.

DÜNYANIN EN ZENGİNİ HALA O!

Gelelim Musk cephesine… Bloomberg’in Milyarderler Endeksi’ne göre bu yılın başında 270 milyar dolar seviyesinde olan Elon Musk’ın kişisel serveti 10 Temmuz itibariyle 2022 yılı başına göre 43.5 milyar dolar erimiş durumda.

Elon Musk’ın son bir yılda kişisel servetindeki değişim

Ancak şu anda 227 milyar dolarlık serveti olan Musk, ‘dünyanın en zengini’ ünvanını, yaşanan tüm dalgalanmalara karşın kimselere bırakmadı. Listede halen 1. sırada olan Musk’ın, en yakın rakibi Amazon’un patronu Jeff Bezos’tan halen 88 milyar dolar daha fazla bir kişisel serveti bulunuyor.

TAKİPÇİ SAYISINI 80 MİLYONDAN 100 MİLYONA TAŞIDI

Musk-Twitter teklif maratonunda yaşanan olayların asıl yansıması ise Elon Musk’ın Twitter’daki takipçi sayısında oldu. Twitter’ı satın alma teklifi yapmadan önce bu yılın mart ayı sonunda Musk, sosyal ağdaki toplam takipçi sayısı 80 milyon idi.

Elon Musk’ın son bir yılda toplam takipçi sayısındaki değişim

44 milyar dolarlık teklifle gündeme deyim yerindeyse bomba gibi düşen ancak 3 aylık süreçte olumlu-olumsuz tepkilerle gündemden hiç düşmeyen Elon Musk’ın Twitter’daki takipçi sayısı şu anda 100 milyon barajını da geçmiş durumda.

TWITTER’A KALAN İSE…

10 Temmuz itibariyle 100.7 milyon takipçiye ulaşan Musk, şu anda Twitter’da en çok takipçisi olan 6. hesabın sahibi konumunda.

Sonuç itibariyle Elon Musk, “Satıldı, satılacak… Onaylandı, onaylanacak…” tartışmaları ile geçen 3 aylık bu süreçte, 20 milyon yeni takipçiyi daha peşine takmış oldu.

Twitter’a ise hızla 44 milyar dolarlık teklifin çok altına gerileyerek, 26 milyar dolara kadar inen piyasa değeri kaldı. Diğer bir ifadeyle Twitter’ın piyasa değerinin yüzde 35’inin eridiği bu son 2.5 aylık süreçte, sosyal ağın üçte biri de buhar olmuş oldu.




Categories
tekno haber

‘Deepfake’ ile iş başvurusu yapıp, şirketlere sızıyorlar!

FBI uyardı: Deepfake ile iş başvurusu yapıyorlar

Son zamanlarda deepfake teknolojisini ve çalıntı kişisel verileri kullanan siber dolandırıcıların, uzaktan çalışılan pozisyonlara başvurarak şirketlerin kritik pozisyonlarına yerleştiği tespit edildi. FBI’ın siber bölümü, çeşitli pozisyonlara başvurmak için çalıntı kişisel veriler ve deepfake kullanılan iş başvurularıyla ilgili şikayetlerde artış kaydettiğini belirten bir uyarı yayınladı.

Uyarıda, “FBI İnternet Suçları Şikayet Merkezi (IC3), çeşitli uzaktan çalışma ve evde çalışma pozisyonlarına başvurmak için deepfake ve çalınmış kişisel verilerin kullanıldığını bildiren şikayetlerde bir artış olduğu konusunda uyarıda bulunuyor” denildi.

Özellikle müşteri verilerine, şirketin finansal bilgilerine ve kurumsal BT alt yapısına erişilebilen pozisyonların tercih edildiğini belirten bilgi güvenliği kuruluşu Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, saldırganların şirket verilerini sızdırmayı, şirketi ‘hack’lemeyi ve fidye için verileri şifrelemeyi amaçladıklarını söyledi.

KRİTİK POZİSYONLARA BAŞVURUYORLAR

Deepfake ile fotoğrafları olan herhangi birisi, gerçekte yapılmamış veya söylenmemiş bir şeyi yapıyor veya söylüyormuş gibi yanlış tanıtmak için manipüle edilebiliyor. Dolandırıcılar bilgi teknolojileri (BT) ve bilgisayar programlama, veritabanı ve yazılım alanlarındaki pozisyonlara başvuruyor.

Bazı pozisyonlar, müşteri kişisel verilerine, finansal verilere, kurumsal BT veritabanlarına ve özel bilgilere erişimi içeriyor. Bu da, saldırganların şirket verilerini sızdırmayı ve muhtemelen kurban şirketi ‘hack’lemeyi ve fidye için verilerini şifrelemeyi amaçladığı anlamına geliyor.

EL VE DUDAK HAREKETLERİ ELE VERİYOR

FBI tarafından alınan raporlar, ses sahtekarlığının veya potansiyel deepfake’in kullanıldığından bahsediyor. Yine de kayıtlar yeterince inandırıcı değil. Akkoyunlu’ya göre deepfake teknolojisi gelişmiş olsa da sahte iş görüşmelerinde, kamerada görüşülen kişinin el ve dudak hareketleri sesiyle tam olarak koordineli olmuyor.

Bazen öksürme, hapşırma gibi eylemler veya diğer işitsel eylemler görsel olarak sunulanlarla uyum sergilemiyor. Saldırganlar inandırıcılıklarını ve gerçekten işe girme şanslarını artırmak için diğer insanların kişisel verilerini kullanıyorlar.

“YÜZDE 100 İNANDIRICI OLACAK KADAR GELİŞMİŞ DEĞİL”

Akkoyunlu, “Deepfake teknolojisi, ünlülerin pornografik videoları, intikam, sahte haberler, aldatmacalar, zorbalık ve mali dolandırıcılığı gibi alanlardaki kullanımıyla geniş çapta ilgi topladı. Ancak bazı deepfake videolar diğerlerinden daha inandırıcı olsa da bu teknoloji hala yüzde 100 inandırıcı olacak kadar gelişmiş değil” dedi.

Akkoyunlu’ya göre eğitimli bir göz, kaydın doğasını ele veren açıklayıcı aksaklıkları ve grafikteki yapaylıkları fark edebilir. Bununla birlikte deepfake’ler, özellikle şüphe uyandırmak için belirgin bir neden veya bağlam yoksa, ilk bakışta eğitimli bir gözü bile aldatabiliyor.

Uzmanlar, şirketlerin, her zaman uç noktalarını koruyan ve sürekli izleyen gelişmiş kurumsal güvenlik çözümlerine sahip olması ve şirket BT altyapısındaki tüm izinlerin, olası kötüye kullanımları ve içerden bir hack girişimini engelleyecek şekilde düzenlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.




Categories
tekno haber

Yakında etiketlerde su ayak izi de yazacak

İklim krizi devletler kadar şirketlerin de gündeminde. Hem global şirketler hem de Türk sanayi devleri özellikle son iki yıldır karbon emisyonu azaltımı, su ayak izi ve sürdürülebilirlik hedeflerini içeren raporlar yayınlıyor. Dünyanın ortak hedefinin iklim krizine karşı mücadele etmek olduğunu ifade eden TOBB E-ticaret Meclis Üyesi, Ticimax E-ticaret Sistemleri Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, sürdürülebilirlik mecburiyetinin e-ticaret sektörünü de kökten dönüştürdüğünü belirtti.

Geçen yıl Kasım ayında Glasgow’da 197 ülke Glasgow İklim Paktı’na imza atmıştı. Glasgow’da, küresel sıcaklık artışının hangi seviyede sınırlandırılacağı, fosil yakıtlar, iklim krizinden en kötü etkilenen ülkelerin kayıp ve hasarlarının tazmini gibi konular tartışmaların odak noktası olmuştu.

Glasgow İklim Paktı sonucuna göre, 130 trilyon doları kontrol eden yaklaşık 450 finans kuruluşu, yenilenebilir enerji gibi temiz teknolojileri ve fosil yakıt endüstrileri dışındaki doğrudan finansmanı desteklemeyi taahhüt etti. Türkiye ise, 2053 yılına kadar net sıfır karbon olma hedefini açıkladı burada.

“HERKES ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMALI”

E-ticaret dahil her sektörün elini taşın altına koymak zorunda olduğunun tartışılmaz bir gerçek olduğuna vurgu yapan Cenk Çiğdemli, “Global iklim kuruluşu Climate Action Tracker’ın yayınladığı rapora göre, dünya yüzyılın sonunda kadar 2.4 derecelik sıcaklık artışıyla karşı karşıya kalacak. Bu, dünyamız ve yaşam için çok kritik bir artış. Bu artışı yavaşlatmak için sürdürülebilir üretim, üretim ve tüketimde su ayak izinin azaltılması, karbon emisyon azaltımı, geri dönüşüm ve fosil yakıtların yerine yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek ilk başta yapılması gerekenler arasında yer alıyor” dedi.

“SUYU KORUMAK İÇİN SANAL SU TİCARETİ YAPIYORLAR”

Birçok tekstil markasının artık etiketlerine ‘geri dönüştürülebilir’ ibaresi koyduğuna işaret eden Çiğdemli, şunları söyledi:

“Tüketici bu konuda daha duyarlı hale geldi. Duyarlı hale gelmek bir tercih değil aslında bir zorunluluk. Zira tek bir kot pantolonun üretimi için bile 10 bin litre su harcanıyor. Ya da bir otomobilin her 1 dolarlık parçasının üretimi için 80 litre, bir fincan kahve için 140 litre, bir kilo peynir için 5 bin litre, bir dilim ekmek için 40 litre su harcanıyor. Nasıl? Örneğin kahveden örnek verelim, bir fincan kahvenin içindeki kahve çekirdeklerinin ekilip biçilmesi, yetiştirilmesi, harmanı, toplanması, nakliyesi ve fabrikada işlenip önümüze gelene kadar yaklaşık 140 litre su harcanıyor. Mesela bazı akıllı ülkeler kendi su kaynaklarını korumak için, çok su harcayan gıda ve endüstriyel ürünleri kendisi üretmiyor artık, ithal ediyorlar. Buna ‘sanal su ticareti’ deniyor literatürde. Her aldığımızın, her ürettiğimizin dünyaya yükünü de düşünmek zorunda olduğumuz bir çağdayız.”

“Z KUŞAĞI BUNU TALEP EDİYOR”

Üretim ve tüketimle direkt bağlantılı olan e-ticaretin de tüm bu dönüşüm sürecinden uzak düşünülemeyeceğine vurgu yapan Çiğdemli, “Yakında üreticiler etiketlerde su ayak izini, geri dönüştürülür malzemeden üretilip üretilmediği, bağlı oldukları sürdürülebilir üretim ilkeleri gibi detayları da yazmak zorunda olacaklar. Çevreye son derece duyarlı olan Z kuşağı zaten bunu talep edecek. Dünyaya yükü daha az olan ürünleri satın almak istiyorlar çünkü. Öte yandan kargo ve kurye sektörü de bundan etkilenecek. E-ticarette elektrikli araçlarla teslimat yapan firmalar bir sıfır öne geçecek. Şimdi tekstilde susuz üretim teknolojilerinden bahsetmeye başladık. Bu tür teknolojiler hem sektörleri hem de e-ticareti dönüştürecek” diye konuştu.




Categories
tekno haber

Kredi kartı bilgilerini bu yöntemlerle çalıyorlar

Kayıt dışı siber suç ekonomisinin yıllık değeri trilyonlarca dolara ulaşıyor. Siber suçlular karanlık internet sitelerinde, emniyet güçlerinden ve birçok tüketiciden gizli olarak büyük miktarda çalıntı veriyi ve bu verileri edinmek için kullanılan korsanlık araçlarını alıp satıyorlar.

Siber güvenlik kuruluşu ESET’in paylaştığı bilgilere göre yasa dışı yollarla ele geçirilen yaklaşık 24 milyar kullanıcı adı ve parolanın bu tür sitelerde dolaşımda olduğu tahmin ediliyor.

TOPLUCA SATIN ALIYORLAR

En fazla rağbet görenler arasında ise yeni kart bilgileri yer alıyor ve bu bilgiler, devamında kimlik hırsızlığı yapmak için dolandırıcılar tarafından topluca satın alınıyor. Çip ve PIN (EMV) sistemlerinin uygulandığı ülkelerde bu tür bilgileri klonlanmış kartlara dönüştürmek oldukça güç. Bu nedenle bu bilgiler, en çok çevrimiçi kart (CNP) saldırılarında kullanılıyor.

Dolandırıcılar, bu bilgileri ileriye dönük olarak lüks eşyalar satın almak veya yasa dışı yollarla elde edilmiş kazançlarını aklamak üzere tercih edilen bir diğer popüler yöntem, toplu hediye kartı satın alımı yapmak için kullanabiliyor. Siber güvenlik kuruluşu ESET bilgisayar korsanlarının kredi kartı bilgilerini ele geçirmek için kullandığı en yaygın 5 yöntemi araştırdı. İşte dolandırıcıların kredi kartı bilgilerini çalmak için kullandığı o yöntemler:

1- KİMLİK AVI

Kimlik avı, siber suçluların veri çalmak için kullandığı en popüler tekniklerden biri. Bu yöntemde genellikle kullanıcıları bir bağlantıya tıklamaya veya bir eki açmaya teşvik ederler. Bazen de bunu yapmak için kullanıcıyı, kişisel ve finansal bilgilerini girmeye teşvik edilebileceği bir kimlik avı sayfasına yönlendirirler. Kimlik avı dolandırıcılığının, 2022’in ilk çeyreğinde tüm zamanların rekorunu kırdığı belirtiliyor.

Bu tür dolandırıcılıklar, son zamanlarda bir dönüşüm geçirdi. Kendini bir teslimat şirketi, bir devlet kurumu ya da güvenilen başka bir kurum gibi gösteren bir dolandırıcıdan bugün bir e-posta almak yerine kötü amaçlı bir kısa mesaj (SMS) da alabilirsiniz. Hatta dolandırıcılar, kart bilgilerinizi ele geçirmek amacıyla sizi arayarak güvenilen bir kurummuş gibi davranabilir.

2- KÖTÜ AMAÇLI YAZILIMLAR

Kayıt dışı siber suç ekonomisi, sadece veriler için değil aynı zamanda kötü amaçlı yazılımlar için de büyük bir pazar yeri. Bilgi çalmak amacıyla yıllar içerisinde farklı türlerde kötü amaçlı kodlar tasarlanmıştır. Bir e-ticaret veya banka sitesinde kart bilgilerinizi girerken tuş vuruşlarınızı kaydeder.

Kimlik avı e-postaları veya kısa mesajları da popüler yöntemler arasında gösteriliyor. Kötü amaçlı çevrimiçi reklamlar ise diğer bir yöntem. Bazı durumlarda ise popüler internet sitelerine virüs bulaştırarak kullanıcıların bu internet sitelerini ziyaret etmesini beklerler. Virüs bulaşmış bu internet sayfasını ziyaret ettiğiniz anda indirme yoluyla kötü amaçlı yazılım yüklenir. Bilgi çalan kötü amaçlı yazılımlar da genellikle meşru görünen ancak kötü amaçlı mobil uygulamalar içerisinde gizlidir.

3- DİJİTAL KART BİLGİSİ KOPYALAMA

Dolandırıcılar bazen de e-ticaret sitelerinin ödeme sayfalarına kötü amaçlı yazılım yükler. Kullanıcılar bunları göremese de bu yazılımlar kart bilgilerini girildikleri an kopyalar.

Kullanıcıların bunlara karşı, daha güvenli olması muhtemel olan büyük markalar ve internet siteleri üzerinden alışveriş yapmaktan başka yapabileceği pek bir şey yok. Çevrim içi kart bilgisi kopyalama olarak da bilinen dijital kart bilgisi kopyalama saldırıları, 2021’in Mayıs ve Kasım ayları arasında yüzde 150 artış gösterdi.

4- VERİ İHLALLERİ

Bazen kart bilgileri, doğrudan iş yaptığınız şirketler üzerinden çalınır. Bu şirket; bir sağlık hizmet sağlayıcısı, bir e-ticaret şirketi veya seyahat şirketi olabilir. Bu, dolandırıcılar açısından saldırıları gerçekleştirmek için daha maliyet etkin bir yöntem çünkü tek bir saldırı ile büyük oranda veri ele geçirilir.

Diğer yandan, kimlik avı saldırıları genellikle otomatik şekilde yapılıyor olsa da bu saldırılar ile dolandırıcılar, bilgileri teker teker kişilerden çalmak zorundadır. Kötü haber, 2021 ABD’de veri ihlallerinin gerçekleştiği rekor bir yıl oldu.

5- HALKA AÇIK WI-FI BAĞLANTILARI

Dışarıya çıktığınızda havalimanları, kafeler ve diğer ortak alanlardaki halka açık Wi-Fi erişim noktaları üzerinden ücretsiz bir şekilde internette dolaşmak çekici gelebilir.

Ağa katılmak için ödeme yapmanız gerekse bile dolandırıcılar da aynı şeyi yapmışsa bu ağa katılmak güvenli olmayabilir. Dolandırıcılar bu erişimi, bilgilerinizi girdiğiniz an gözetlemek için kullanabilir.




Categories
tekno haber

İşte dünyanın en çok indirilen simülasyon oyunu!

300 milyona otobüs şoförlüğü yaptırdı

Gerçek dünyadaki olayları ve meslekleri deneyimlemek için tasarlanan simülasyon oyunları, mobilde ve bilgisayarlarda en çok tercih edilen oyun türleri arasında yer aldı. Araştırma kuruluşu data.ai tarafından yayımlanan verilere göre 2021’de, 2020’ye kıyasla 1.4 puan artışla yüzde 10’a yakın büyüme gösteren simülasyon kategorisindeki toplam gelirlerin bu yılın sonunda 18.2 milyar dolara ulaşacağı tahmin edildi.

Türkiye merkezli bir oyun şirketi de bu yükselen oyun türünde önemli bir barajı geride bıraktı. Yerli oyun şirketi Zuuks Games’in Bus Simulator: Ultimate adlı oyunu, dünya genelinde 300 milyon indirme barajını aşarak şu ana kadar dünyada en çok yüklenen simülasyon oyunu oldu.

Yakın zamanda güncellenen ve Türkiye otogarlarının ince ayrıntılarına kadar modellendiği oyun, kapsamlı kokpit tasarımlarıyla gerçekçi bir otobüs şoförlüğü deneyimi sunuyor. App Store ve Google Play’den indirilebilen mobil oyunda oyuncular, otobüs şirketlerini kurarak otobüs işletmeciliğinin süreçlerini deneyimleyebiliyor.

TOPLAM 600 MİLYONDAN FAZLA KULLANICISI VAR

Türkiye, Avrupa ülkeleri, ABD ve Brezilya gibi birçok ülkede farklı rotalara, gerçeğe yakın bir biçimde tasarlanan dinlenme tesislerine ve ayrıntılı haritalara ev sahipliği yapan Bus Simulator: Ultimate’te çok oyunculu oynama seçeneği de bulunuyor.

Simülasyon oyunları kategorisinde bir diğer dikkat çeken oyun olan ve yine Zuuks Games tarafından geliştirilen Truck Simulator: Europe oyunu da 220 milyondan fazla indirilmeye ulaşmış durumda. Verilen bilgiye göre simülasyon oyunları sıralamasında ilk sırada yer alan Zuuks Games’in 600 milyondan fazla kullanıcısı ve aylık 100 milyondan fazla aktif oyuncusu bulunuyor.




Categories
tekno haber

“Verilerimizi işleyen teknoloji devleri artık yeni siyasal aktör”

Yeni güç artık verilerimizi işleyenler

Hızla dönüşen bilişim teknolojilerinin, devlet ve hukuk yapısını temelden etkileyebilecek yenilikleri de beraberinde getirdiğini söyleyen Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Elif Küzeci, “Bilişim teknolojilerinin hukuk ve devlet yapısında yol açtığı değişimin henüz başındayız ve bu değişimin içinde yer aldığımız için önümüzdeki dönemde nasıl seyredeceğini de öngöremiyoruz” dedi.

Sanal dünyada ülkelerin sınırlarının eskisi kadar kolay çizilemediğini belirten dijital hukuk uzmanı Küzeci, “İnsanlar artık sadece fiziksel olarak yakınlardakilerinle değil dünyanın öteki ucundaki kişilerle de etkileşime girebiliyor. Yapay zeka gibi teknolojiler, karar verici birim olarak insanın konumunu sorgulatan bir gelişim çizgisinde ilerliyor. Bu süreçte siyasal iktidarlar da bir dönüşüm yaşıyor” diye konuştu.

“Keşfedecek Çok Şey Var – Teknoloji” podcast yayınında, dönüşen teknolojiler odağında kişisel ve dijital verilerin hukuk sistemi, toplum ve devlet yapısı üzerindeki etkilerini değerlendiren Elif Küzeci, şunları söyledi:

“Verilerimizi işleyen teknoloji ve bilişim devleri, yeni siyasal aktörler olarak güçlenmeye başlıyor. Sayısal kuvvetler ayrılığı, sayısal anayasacılık gibi ifadelerle gittikçe daha fazla karşılaşıyoruz. Bilişim devleri açısından siyasi yönde bir güç yoğunlaşması olduğunda, buna karşı da meşruiyeti de sağlayacak bazı mekanizmaların geliştirilmesi önümüzdeki dönemde daha da güçlü bir şekilde tartışılacak.”

“YÜRÜME ŞEKLİ BİLE ARTIK KİŞİSEL VERİ”

Dönüşen teknolojilerle birlikte kişisel veri tanımının da derinleştiğine dikkat çeken Doç. Dr. Küzeci, “Bize ilişkin olan her türlü bilgi, hukuksal düzlemde kişisel veri olarak kabul ediliyor. Bu noktada biyometrik veriler özellikle önemli ve biyometrik veriler bizim sadece iris, kulak çeperi, avuç içi veya damarlarımızla ilişkilendirilen veriler değil, davranışsal biyometrik veriler de mevcut. Yürüme şekliniz, klavyede yazma şekliniz de sizinle ilişkilendirilebildiği sürece artık kişisel veri olarak kabul ediliyor” dedi.

Dünya genelinde şu an itibariyle 140’ın üzerinde devlette kişisel verilerin korunmasına ilişkin yasal düzenlemelerin yürürlükte olduğunun ancak neredeyse hayatın her alanına dokunduğu için bu yasal düzenlemelerin eksikliklerinin de bulunduğunun altını çizen Küzeci, “Yapay zeka destekli bir robotun işleyebileceği bir suçu hukuk sistemi nasıl değerlendirir? Üreticisi mi, yazılımını geliştiren mi, yoksa satın alıp kullanan mı sorumlu olur?” sorusuna şu cevabı verdi:

“YAPAY ZEKA, EN AZINDAN ŞİMDİLİK İSYAN ETMİYOR”

“Yapay zeka, gerçekten dönüştürücü gücü en yüksek olan teknolojilerden biri. Ancak bugün itibariyle yapay zeka ve suç olgusunu tartışmamızı gerektirecek bir durum ile pek karşılaşmıyoruz. Çünkü bir kişinin suç işleyebilmesi için herşeyden önce bir fiil ehliyetine sahip olması gerekir. O suçun faili olması ve ondan dolayı ceza alması için; doğru ile yanlış, hukuka uygun ile aykırı olan arasında bir değerlendirme yapabilecek durumda olması gerekiyor. Şu anda en gelişmiş yapay zeka teknolojileri bile dahil olmak üzere kendi kararlarını kendileri alabilen ya da kendi hedeflerini kendileri belirleyebilen teknolojiler değil. Yapay zeka kendi hedeflerini değiştiremiyor. Örneğin siz çeviri için bir yapay zeka geliştirdiğiniz zaman, ‘ben çeviri yapmak değil, makarna yapmak istiyorum’ diyemiyor. En azından şimdilik kesinlikle isyan etmiyorlar.”

SÜRÜCÜSÜZ ARACIN KARIŞTIĞI KAZADAN KİM SORUMLU OLACAK?

Yapay zeka ve robotik alanında şu anda sadece geliştiricilerinden kaynaklı yanlış kodlama veya eksikliklerin sözkonusu olabileceğine değinen Elif Küzeci, şunları söyledi:

“Dolayısıyla, şu anda olası bir suç vs. durumunda yapay zeka veya robotu sorumlu tutmamız söz konusu değil. Çünkü kendi başına karar verebilen bir yapı değil. Ama mesela sürücüsüz araçlarda, yapay zeka teknolojileri kullanılıyor. ‘Sürücüsüz araç bir kişiye çarpıp, zarar verdiğinde, bundan kim sorumlu olacak?’ sorusunun, ‘Sorumlu budur’ diye verebileceğimiz kestirme bir yanıtı yok. Bu noktada, birden fazla aktörün bir arada sorumluluğu sözkonusu olabilir. Ama bu soru, yakın gelecekte daha çok tartışılması gereken önemli bir konu olacak.”




Categories
tekno haber

Paribu oyun stüdyosu kuruyor – Teknoloji Haberleri

2016’da kurulan ve 2021’de 1 milyar dolar işlem hacmine ulaşan yerli kripto para alım satım platformu Paribu, oyun stüdyosu kuruyor.

Paribu Net çatısı altında geliştirdikleri blok zincir (blockchain) ekosisteminde oyun kısmına odaklandıklarını belirten Paribu CEO’su Yasin Oral, “Bu kapsamda bu yıl bir oyun stüdyosu kurma planımız var. Çünkü blockchain dönüşümünün, metaverse vb… insan hayatına en hızlı dokunabilecek yerin orası olduğunu düşünüyoruz. O yüzden yatırımlarımızda bu kısma ağırlık veriyoruz. Stüdyo kurma çalışmalarımız devam ediyor. İstanbul’da olmasını planlıyoruz. Stüdyo, ilk olarak blockchain temelli oyunlara odaklanacak. E-spor alanına da oyun tarafıyla girmek istiyoruz” dedi.

Metaverse’ün altını doldurmak için de çalıştıklarını aktaran Oral, “Web 3 ve oyun ilişkisini yavaş yavaş oralarda görmeye başlayacağız. O dünyadaki girişimlerimiz tamamen oyun tarafıyla, yaptığımız yatırımlarla ilerliyor” diye konuştu.

Merkeziyetsiz blokzinciri ekosistemine yatırım yapmak için oluşturdukları Paribu Ventures ile de şu ana kadar 10’un üzerinde projeye yatırım yaptıklarını belirten Oral, “Bu yatırımların yüzde 70’ini de blockchain temelli oyunlar oluşturdu. Ventures, bu yıl 30 milyon dolar yatırım yapacak, şu ana kadar yüzde 15’ini kullandık. Gerisini de bu yıl tamamlamayı hedefliyoruz” dedi.

“YABANCILAR HİÇBİR KURALA TABİ DEĞİL!”

Kripto para borsalarına yönelik olarak bir süredir kamuoyunun gündeminde olan düzenleme çalışmalarına da değinen Yasin Oral, şunları söyledi:

“Regülasyon önemli. Ama regüle etmek deyince insanların aklına çeşitli yasaklar koymak geliyor. Regüle etmek bu demek değil. Sadece oyunun kurallarını netleştirmek gerekiyor. Örneğin yurtdışı merkezli platformlar hiçbir kurala tabi olmadan, hiçbir vergi ödemeden, burada hiçbir muhatap bulundurmadan faaliyet gösteriyor. çünkü biz tüm varlığımızla tüm yatırımımızla her şeyimizle buradayız. Regülasyonu destekliyoruz çünkü biz tüm varlığımızla tüm yatırımımızla her şeyimizle buradayız.”

Türkiye’de ve dünyada bu işi kendi teknolojisiyle içeride yapan sayılı kurumlardan bir tanesi olduklarını ifade eden Oral, “Paribu’da şu anda eş zamanlı yürüyen 15 farklı servis var. Alım-satım platformu (Exchange) bunlardan sadece bir tanesi. Bu servislerimizi yavaş yavaş blokchain teknolojisini de işin içinde tutarak servisleştirmeye başladık” dedi.

Kripto para ve blockchain teknolojilerinin ekonominin birçok alanına dokunup, fayda yatarabileceğine değinen Yasin Oral, “Türkiye’de uzun yıllardır mevcut olan hisse senedi piyasalarında toplam 2.2 milyon kullanıcı var. Sadece Paribu olarak 5.5 milyon kullanıcı bizimle birlikte kripto parayla bir şekilde tanışmış. İnsanların bu alana bu kadar hızlı adapte olmasındaki önemli etkenleri dikkate almak gerekiyor. Konuyu sadece kripto para üzerinde değerlendirmek oldukça yanlış. Dolayısıyla biz birçok şeyi geliştirip tabana yayabiliriz” diye konuştu.